O, 2 yaşında köyün erkekleri ava çıktığında tesadüfen karların arasında bulunmuştu. Gariptir o gün köyün büyücüsü de onlarla gelmişti, duyulmamış şeydi her şeyden şikâyet eden büyücü soğuk bir gecede sıcak kulübesinden çıkıp barbar olarak gördüğü kişilerle dışarıda dolaşsın, tabi bunu onlara söyleyemezdi ama hiç değilse onların arasında güvendeydi. En azından hiçbiri onu öldürmek isteyen “büyücü meslektaşları”ndan biri değildi.
Sanırım o gün, o bebeği orada bulacaklarına dair en küçük bir fikri bile olan birisi yoktu. Gerçi büyücü garip bir şeyler olacağını hissetmişti ve sonuçta merakına yenik düşüp onlara katılmıştı, ama bir bebek? İşte bunu asla beklemiyordu. Sonuçta kim bir bebeği karın ortasında bırakır ki ve daha önemlisi bu bebek bu soğukta nasıl hayatta kalabilirdi ki? Tamam, bu bölgenin halkı soğuğa dayanıklıydı ve kar onlar için ikinci deri gibiydi ama yine de onlar tanrı değillerdi, onlar sadece basit insanlardı. O bebeği bulmadan hemen önce bir geyiği kovalıyorlardı, bir ağlama sesi duydular ve onu gördüler, karların arasında yatıyordu.
Ve her kafadan bir ses çıkmaya başladı.
-Bir bebek?
-Buraya nasıl gelmiş?
-Herhalde o da bizim gibi avlanmaya çıktı fakat yoruldu ve azıcık kestirmeye karar verdi ama onu uyandırdık, şef bizde uyuyalım mı?
-Bebekler tek başlarına ava çıkmaz salak!
-Ama burada kimse yok.
-Kim ava birlikte geldiği kişiyi yalnız bırakır ki?
-Bebeklerin ava çıktıklarını sanmıyorum.
-Az önce uzaklaşan bir leylek sesi duyduğuma yemin edebilirim.
-İşte bu yalan, geçen kış kardeşim Torin’in bebeği bir geyik yakalamıştı.
-Hey geçen sefer anlattığında, kardeşin Hrak’ın bebeği demiştin!
-Şef bak bebeğin etrafında hiç ayak izi yok.
-Yani çok süredir burada bu bebek?
-Geçen yaz kafana odun yediğinden beri iyi düşünemiyorsun, bu kadar zaman nasıl hayatta kalsın ki? O sadece bir bebek.
-Kardeşim Tuvig’in bebeği geyiği ormanda 1 gün boyunca takip etmiş diyorum size.
-Leylekler diyorum, L-E-Y-L-E-K-L-E-R!
-Ymir’in bebeği olamaz mı?
Bu lafla birlikte herkes sustu, gerçi birisi hala alçak sesle “leylekler” diyordu ama kimse ona kulak asmadı.
Büyücü bebeğe sonrada şefe baktı ve onun o bebeği köye götürmek istediğini anladı, buna izin veremezdi, vermemeliydi o bebeğin, onun sonu olacağını hissediyordu, şefe döndü ve dedi ki:
-Böyle bir yerde hayatta kalan çocuk ancak kar şeytanlarının çocuğudur, bu çocuğu buradan alırsak kar şeytanları bize kızar ve bizim köye geri dönmemize asla izin vermezler.
Fakat şef ona şöyle cevap verdi:
-Bu çocuk ancak Ymir'in çocuğudur onu aramıza alırsak, tanrı bizden memnun olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder